Hakkında


Ülke
Türkiye
Bölge
Karadeniz Bölgesi
İl
Çorum
Yüzölçümü
12,820 km2 (4,9 mi2)
Rakım
--
Nufüs527.220
Posta kodu
19xxx
Alan kodu
(+90) 364
Plaka kodu
19


Çorum, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nin orta Karadeniz bölümünde yer alan bir ildir.

Çorum ili, leblebisi ile tanınır. İlde toprak ve makine endüstrisi oldukça gelişmiştir.

Ilin toplam 13 ilçesi bulunmaktadır ve en büyük ilçesi Sungurlu'dur. Osmancık ilçesinde pirinç üretimi etkin bir şekilde yapılmaktadır. Kapari bitkisinin Türkiye'deki anavatanı Osmancık ilçesidir.


Çorum Adı

Çorum adının bugünkü konuma geçişinin öyküsü çeşitlidir. Önceleri kent büyük bir zelzele ve sel felaketine uğramış, yer ila yeksan olmuştur. Bundan sonra kent halkı İslam dinini kabul etmiş, ancak Danismend Ahmet Gazi’nin kuşatması sırasında Bizans valisi Nestor ile anlaşan yerli halk bu kez Hristiyan dinini kabullenerek, Ahmet Gazi’ye oyun oynamışlardır. Sel ve zelzele felaketinin gelişiyle ilgili bir yakıştırma yapılarak yerli halka CÜRÜMLÜ adı verilmiştir. Daha sonra isim ÇORUMLU olarak değiştirilmiştir.

Bir başka öykü ise; Danişmend Ahmet Gazi’nin fetihten sonra Çorum ve havalesine Türkmenlerin Alayuntlu neslinden oymağını, reisleri İlyas Bey’le yerleştirdiği ve Çorumlu adının daha sonra Çorum olarak değişmesi sonucu ilin isminin kalmış olmasıdır.

Evliya Çelebi’ye göre ise kentin adının Çoğu-Rum ve Çevri-Rum deyişlerinin değişmesi sonucudur. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi sonrası, Türkmen boylarının Çorum ve yöresini otlak ve yayla olarak kullanması, yerli halkı(genelde hristiyandır) göçe zorlamış olması Evliya Çelebi’yi bir bakıma haklı çıkarır gibi olmaktadır. Çorum’a yerleşen Türkmen Boylarının en önemli işlevlerinden birisi 1. ve 2. haçlı seferlerine karşı koymaları ve haçlı ordularını hırpalamış olmalarıdır.


Tarihçe

Eski ve köklü bir kültür yapısına sahip olan Çorum, bir çok medeniyetlere beşiklik etmiştir. Tarihi paleolitik devre kadar uzanan ilde, M.Ö. 4000’li yıllardan itibaren aralıksız iskan edildiği görülür. Çorum, pek çok uygarlıkların kalıntısını saklayan açık hava müzesi durumundadır. Anadolu’nun yerli kültür sanat geleneğini devam ettiren kentin en önemli turizm merkezi Hititlere başkentlik yapmış olan HATTUŞA(BOĞAZKÖY)’dır.

İlin kültür ve turizm yönünden odak noktasını oluşturan Hattuşa ve Hititlere ait diğer kent kalıntıları ile tarihi yapılar turizmi canlı tutan etkenlerdir. İlin önemli olan bir diğer özelliği, Karadeniz Bölgesi’ni İç Anadolu’da bulunan turizm merkezleri ile diğer turistik merkezlere bağlayan yol üzerinde geçit durumunda olmasıdır.

Çorum Anadolu’nn yerli kültür ve sanat geleneğini devam ettiren, çeşitli uygarlık kalıntılarını saklayan açık hava müzesi olması özelliğini taşır. Aarkeolojik kazılar sonucu Çorum ve yöresinin tarihi geçmişini aşağıdaki biçimde sıralayabiliriz.


Paleolitik ve Neolitik Devirler(Yontma ve Cilalı Taşa Geçme Devri) M.Ö. 600000-5000

Çorum’da dağınık ve az sayıda bulunan bazı taş aletler, bu bölgede yontma taş çağında(Paleolitik), insanın da yaşamış olduğunu ve yine bu çevredeki münferit buluntular Cilalı Taş Devri’nde(Neolitik), yerleşimin varlığını gösterir.


Kalkotik Devri(Maden-Taş Çağı) M.Ö. 5000-3500

Çorum ve çevresinde ilk yerleşim M.Ö. 4000 yıllarında kalkolotik dönemin 4. aşamasına rastlar. Yörede kazısı yapılan merkezlerin hemen hepsinde kalkolotik çağa ait kap, kacak ve bakırdan yapılma malzeme ele geçmiştir. Her antik yerleşimin altında kalkolotik bir döneme rastlanılması doğal bakırın yörede varlığına bağlanabilir. Ayrıca yörede diğer zengin maden yataklarının bulunması teknoloji evrimini çabuklaştırmıştır. Böylece zengin etnik gruplara ve krallıkların ortaya çıkarmasına neden olmuştur. Bu devir eserlerine Alacahöyük, Büyük Güllücek, Boğazköy, Eskiyapar, Kuşsaray’da rastlanmıştır. Yerleşimler bu dönemden itibaren devamlılık göstermiştir.

Tunç Çağı

Çorum ilinin antik tarihinde en önemli dönem Tunç çağıdır. Saf bakırla yetinmeyip, maden filizlerinin arıtılması ve arıtılan madenlerle alaşım yapılması insan yaşamının en önemli evrelerinden biridir. M.Ö. 3000 yıllarına kadar süren bu dönem üçe ayrılır; Eski, Orta ve Genç devirlerdir.

Eski Tunç Devri

M.Ö. 3000 yıllarından Anadolu’da etrafı surlarla çevrili kent devletlerinin yaşadığı bilinmektedir. Çorum ve çevresinde etrafı surlarla çevrili pek çok kent devletinin varlığı, yapılan arkeolojik kazılarla belirlenmiş durumdadır. Başlangıçta nadir eşyanın yapımında kullanılan tunç, halka kadar inmiş değildi. Eski Tunç I. evresine bazen bakır devir de denmektedir. Bu devir 500 yıl kadar sürmüştür. Bu sürenin sonunda Tunç eşyalarının yapımı ve kullanımı bollaşmaya ve halka mal edilmeye başlar. Bu döneme de Eski Tunç II. dönemi denir. M.Ö. 2500-2300 yılları arasındadır.

Alacahöyük bu dönemin en zengin kent beyliklerinden biri olarak karşımıza çıkar. Eski Tunç III. döneminde(M.Ö.2300-2000) Anadolu çok sayıda kent beyliklerinden oluşan, oldukça renkli, etnik bir görünüm sunan kavimler topluluğu halindedir. Anadolu’da bu devirde henüz yazı bilinmediğinden, bu yörede bu denli zengin beylikleri kurmuş olan kavim; Hititlerin çivi yazılı belgelerinden öğrendiğimize göre, Hattilerdir. Bu dönemde yaşayan kavmin, ismi Anadolu’da en eski bilinen yerli kavmi olduğu karşımıza çıkmaktadır.


Orta Tunç Devri

Orta Tunç Devri Anadolu’da Asur Ticaret Kolonilerinin ve Eski Hitit Devletinin ortaya çıktığı dönemdir. Eski Tunç çağından yazının çıkmasıyla ayrılır.


Asur Ticaret Kolonileri Çağı M.Ö. 1950-1850

M.Ö. 2000 yılı başlarında Anadolu zengin ve o çağın bayındır ülkelerinden biridir. Anadolu’nun bu durumunu bilen Mezopotamyalılar Asur Devleti’nin önderliğinde bir ticaret ilişkisi içine girdiler. Ticaretin devamlılığının sağlanması için Asurlular bazı Anadolu kentlerinin yanına 9 tane pazar kenti “KARUM”lar kurmuşlardır. Boğazköy’de Hattus Karum adıyla kurulan kent, bu ticaret merkezlerinden birisiydi. Bu kurumlar, Asur’a bağlı olup, tüccarlar ve ticarethane, yol güvenliği için yerli beylere vergi ödüyorlardı. Bu ticaret ilişkileri Anadolu’yu kültürel, ekonomik ve politik yönden etkilemiş M.Ö. 2000 yıllarından Anadolu yazıyı tanıyarak tarihi çağlarına girmiştir.

Bu çağ sanatında silindir, damga, mühürler, tabletler, insan ve hayvan heykelcikleri ile hayvan biçimli içki kapları (rython) özellik taşır. Çanak çömlek sanayii, çarkın kullanılmasıyla büyük gelişme göstermiştir. Anadolu’da yaşamakta olan sanat, yerli gelenek ve görenekler, mezopotamyadan gelen etkilerle gelişmiş, yeni bir ruh ve boyut kazanarak daha sonraki Hitit sanatının temelleri atılmıştır.


Hitit Çağı M.Ö. 1650-1200

Asur Ticaret Kolonileri dönemi, Anadolu’da sosyal ve siyasal yeni görünüşlerin doğmasını sağlamış, beyliklerle yönetilen Anadolu’da mezopotamyadaki gibi merkezi devlet fikri gelişmiş ve iç mücadelelerle başlamıştır. Hint Avrupalı bir kavim olan ve M.Ö. 1850’lerde Anadolu’ya gelen Hititler; önceleri Anadolu’nun yerli halklı yanında paralı asker olarak çalışmışlardır. Asurluların Anadolu’dan çıkmak zorunda kalmaları sırasındaki mücadelelerde askeri ve idari yönden temayüz ederek, devlet idaresini ellerine almışlardır. Anadolu’nun yerli halkıyla kaynaşan Hititler, Anadolu’daki beylikleri birleştirip, siyasi birlik sağlayıp Hitit Devleti’ni kurmuşlardır. Bu devletin kurucusu Labarna, başkenti Çorum ili Boğazkale ilçesi Boğazköy(Hattuşa) yapmıştır. Hititlerin adı Anadolu’nun yerli kavmi olan Hattilerden gelmektedir. Hitit tarihi M.Ö. 1650-1450 eski krallık ve M.Ö. 1450-1200 Hitit İmparatorluk devri olmak üzere iki safhada incelenir. Hititler Anadolu’da hakimiyeti kurduktan sonra, Suriye’ye seferler yapmışlardır. Mısır’la yaptıkları Kadeş Savaşı sonrası, tarihteki ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Anlaşması’nı yapmışlardır. Hitit Devleti’nin kuruluşundan itibaren, sanattaki Mezopotamyalı unsurlar kaybolmaya başlayıp, Anadolu’nun yerli sanatıyla birleşmiştir. Sanatta boyutlar büyümüş, anıtsal ve monimental eserler ortaya çıkmıştır. Büyük mabetler, saraylar, sosyal yapılar, kaya kabartmaları ve ortosdadlarla önceki sanattan ayrılır. M.Ö. 1200 yıllarında deniz kavimleri gücü ve kuzeyden kaşka saldırılarıyla zayıflayan Hitit Devleti yıkıldı. Başta Boğazköy olmak üzere bütün Hitit şehirleri yakılıp talan edildi.


Frig Çağı

Hitit Devleti’nin yıkılışından sonra Anadolu’da 300 yıllık bir karanlık devir yaşanmıştır. M.Ö. 800 yıllarında Asur kaynaklarından “Muşki” olarak geçen Frigler, merkezi Gordion olmak üzere Kızılırmak yayı içindeki bölgede bir devlet kurarak tarih sahnelerine çıkmışlardır. Friglerin Çorum ilindeki önemli yerleşme merkezleri; Pazarlı, Boğazköy, Alacahöyük ve Eski Yapar’dır. Bu çağın önemli bir özelliği de, demirin uygarlığa bu çağda girmesi ve Demir Çağı’na Friglerle bağlanmasıdır. M.Ö. II. yüzyılın ilk yarısında Kimmerler tarafından yıkılan Frigler; kültür ve sanattaki etkinliklerini M.Ö. 330’da Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesine kadar devam ettirmişlerdir.


Frig Sonrası

Kimmerlerin Frig Devleti’ni yıkmasından sonra, Çorum ve çevresi; İran’da bir devlet kuran Medlerin, daha sonra da Perslerin hakimiyetinde kalmıştır. M.Ö. 276’da Trakya üzerinden geldikleri sanılan Galatlar, Çorum ve çevresinde Hitit ve Friglerden sonra en çok iz bırakan devlettir.Konfederasyonla yönetilen Galatların, Çorum ili dahilindeki merkezleri; Tavium, İskilip Avkat ve Nefes Köy’dür. Roma İmparatoru Julius Cesar zamanında da bu bölge Romalıların eline geçmiş, M.S. 395’te Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra Çorum ve çevresi Doğu Roma(Bizans) İmparatorluğu’nun hissesine düşmüştür. Bu devirde Çorum’un adını Yonkinya olarak görmekteyiz.

Çorum'un Türk Yönetimine Geçişi

1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra, Türk beylikleri bir çok koldan Anadolu kalelerini Bizanslılardan almışlardır. Çorum ve çevresinin fethi konusunda iki ayrı görüş vardır. İlk görüşe göre; Çorum ve çevresi Danişmend Ahmet Gazi tarafından 1075 yılında fethedilmiştir. İkinci görüşe göre; Melikşah’ın ümerasından sonra Emir Tutak ve Emir Altuk’un, Çorum’u fethettikten sonra yeni fetihler için Bağdat’a tayin edildiği ve Ahmet Gazi’nin bundan sonra bu bölgenin yönetimine getirildiği şeklindedir.


Danisment Byliği Döneminde Çorum

Danişmentliler Anadolu Selçukluları’na bağlı olarak Çorum da içinde olmak üzere Sivas, Tokat, Ankara, Çankırı, Kastamonu ve Yozgat çevresinde hüküm sürmüştür. Çorum ve çevresinde Danişment Beyliği’nin en önemli olayları Haçlı seferlerine karşı mücadeledir. Danişment Beyliği, II. Kılıç Arslan tarafından 1178 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlanmıştır.

Anadolu Selçukluları Döneminde Çorum

II. Gıyasettin Keyhüsrev zamanında Çorum’un idari bölümlerinde Serleşkerlik(Bölge komutanlığı ve Sancak beyliği) olduğu ve başında Hatirüddin Zekeriya adlı bir komutanın bulunduğu bilinmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti 1243 Kösedağ Savaşı’nda, Moğollara yenildikten sonra Anadolu’da karışıklıklar çıkmış, 1276’da Kunduz Bey’in oğlu Emir Celalettin Çorum’daki Moğolları yenerek Çorum ve Amasya’yı kurtarmıştır. Çorum’daki Kunduzhan Mahallesi adı da bu beye ilişkin olarak verilmiştir.


İklim

İlin genelinde genellikle Karadeniz İklimi görülür.

Karadeniz iklimi olan şehirler Kızılırmak havzasında olan: Bayat, Dodurga, İskilip, Kargı, Laçin, Oğuzlar, Osmancık ve Uğurludağ. Kışları çok yağış olur yazları iç anadolu iklim tesiri ile sıcak olur.

İç Anadolu iklimi; Kızılırmak havzasının güneyinde olan Çorum, Alaca, Boğazkale, Mecitözü, Ortaköy ve Sungurlu ilçelerinde olur.

Çorum ilinde bulunan şehir, bucak ve köyler genel olarak tipik karasal iklim özelliklerini gösterir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve genelde kar yağışlıdır. İlkbahar ve sonbaharda az da olsa yağmurludur. Yüksek yerleşimlerde özellikle yaz akşamları bile serin bir havaya sahiptir. Bu umumi durumun istisnası da İskilip ve havarisinin iklim tipi olup mikro klima iklim özelliklerini göstermektedir.


Jeolojik yapı

Türkiye'nin önemli fay hatlarından Kuzey Anadolu Fay Hattı (K.A.F.), Çorum il sınırlarının kuzeyinden geçmektedir.

İlin jeolojik yapısında iki ana kütle (kayaç) grubu öne çıkar. Bunlardan birincisi “Metamorfik seri” (başkalaşmış kayaçlar), ikincisi ise, “Tortul Kütleler” dir. İlin asıl jeolojik karakterini 3. jeolojik zamanın sonları ile 4. jeolojik zamanda meydana çıkma oluşumlar meydana getirmektedir.

Bununla birlikte, jeolojik devirlerden ilkel zaman olarak bilinen Arkean ve Prekambrien devirlerine ait Çorum merkez ilçe, Alaca, İskilip, Osmancık, Mecitözü ve özellikle Kargı ilçelerinde çeşitli metamorfik (başkalaşım) topraklarına rastlanılmıştır. Xüsusiy?tl? 3. jeolojik zamanın kütlelerinden olan jips (kireçtaşı) ve kayatuzu yatakları ile karbon miktari % 75 kadar olan zengin linyit kömürü yataklarına (Osmancık, Dodurga yöresinde 30 milyon ton rezervinde ayrıca Alpagut - Zambal - Karakaya - Ayva ve Ovacık köylerinde) rastlanmaktadır. Yine bu zamanın püskürük kütlelerinden olan Trakit, Granit, Bazalt ve Andezit kimi kütle arazisine de Çorum merkez ilçesinde, Kargı, Sungurlu, Alaca, Mecitözü, Osmancık ve İskilip ilçelerinde rastlanmaktadır. Tortul kütlelere ise vilayetin çok yöresinde rastlanmaktadır.

Çorum; Alp-Himalaya Orogenezi (Dağ oluşumu) olarak bilinen sistem dahilinde yer alan K.A.F. (Kuzey Anadolu Fay Hattı) üzerinde yer almaktadır. K.A.F. il merkezinin 20 kilometre kuzeyinde Osmancık ve Kargı ilçelerinin dahili sınırlarından geçmektedir.


Kültür

Kütüphaneler

İlin tümünde 18 halk ve müstakil 2 çocuk olmak üzere toplam 20 kütüphane var. 2006 yıl sonu istatistiklerine göre İlde toplam 228.482 adet kitap vardı. En çok kitap olan kütüphaneler; Çorum Hasan Paşa Kütüphanesi 47.303, İskilip Halk Kütüphanesi 38.046 adet ve Sungurlu Halk Kütüphanesi 19.866 adet geri kalan 123.547 kitap, 17 halk ve çocuk kütüphanesindedir.

İl merkezi olan Çorum'da beş adet kütüphane var olup, toplam kitap varlığı 72.805 adet diğer 12 ilçe ile 3 belde kütüphanesinde ise 155.677 kitap var olup; İskilip Halk Kütüphanesi 38.046 adet, Sungurlu Halk Kütüphanesi 19.866, Mecitözü Halk Kütüphanesi 14.468, Osmancık 13.106, Kargı 11.575, Alaca 10.023, Bayat 9.566, Boğazkale 7.474, Uğurludağ 7.188, Oğuzlar 6.066, Arifegazili 5.884, Ortaköy 5.006, Alacahöyük 3.349, Dodurga 2.617, Hacıhamza 1.443. Laçin ilçesinde ise kütüphane yoktur.

Türkiye Cumhuriyeti'nin toplam 28 adet 'El Yazması Eser' kütüphanesi vardır. Bu El Yazması Eser kütüphanelerinden Çorum ve İskilip ilçesinde olmak üzere Çorum ilinde iki adet var. İskilip Halk Kütüphanesinde 529 adet, Çorum Hasan Paşa Kütüphanesinde cumhuriyetin ilk yıllarında il ve ilçe merkezlerinden toplanmış olan 3692 adet el yazması kitap vardır.


İskilip İlçesi Halk Kütüphanesi

İskilip kütüphanesi yakın coğrafyasında bilinen en eski kütüphane olup; 1258 yılında kurulan Hacıbey, 1272 yılında Cecebey, 1476 yılında Şeyh Habib, 1480 yılında Ebusuud, olan; 1735 yılında Hocazade ile 1818 yılında kurulan Terzi Bekir Ağa ve 1841 yılında kurulan Camii Kebir kütüphanelerinin 1924 yılında kanun ile 1272 yılında vakfedilerek kurulan Cece Bey Medresesi kütüphanesinde toplanarak tek kütüphane çatısı altında faaliyete geçirilerek oluşturulmuştur. İlin en eski kütüphanesi olduğu gibi Türkiye'nin de en eski kütüphanelerindendir. İskilip ilçesi Halk Kütüphanesinde tarihi değeri olan 1443 adet Arapça alfebesinde yazılmış taş baskı basılı kitap ve 529 adet el yazması kitap ile 2006 yılında 38.046 adet toplam kitap vardır. İskilip Halk Kütüphanesinde 1996 yılında yaşlılar için özel okuma salonu hizmete açılmış olup bu salon Türkiye genelinde gerçekleştirilen ilk uygulamadır. Kütüphane 1924 yılından bu yana üç değişik yerde hizmette bulunarak günümüzde bulunan yere taşınarak kendisine ait özel binasında faaliyetlerini sürdürmektedir.


Hasan Paşa Halk Kütüphanesi

Bahçelievler semtinde hizmet veren Çorum Merkez Hasan Paşa Halk Kütüphanesi Çorum ilinin en köklü kütüphanelerinden biridir. Alt katta depolar, üstte ise okuyucu salonları, idare büroları, yazma eserler bölümü ve bilgisayar bölümü bulunmaktadır. 2006 yılında mevcut kitap sayısı 47.303 adet olup bunun 3692 adeti el yazmasıdır.


Çorum İl Halk Kütüphanesi

Merkez ilçe olan Çorum şehri, Mimar Sinan Mahallesi'ndedir. 25 Aralık 1991 tarihinde hizmete girmiştir. Çorum ilinin en büyük ve modern kütüphanesidir.


Ne Alınır

LEBLEBİ: Çorum’da alınabilecek şeylerin başında, şehrin sembollerinden olan, Çorum leblebisi gelmektedir. 40’a yakın çeşidi bulunan, odun ateşinde pişmiş hakiki Çorum leblebisinin tadını beğeneceğinize emin olabilirsiniz.

BAKIR SÜS EŞYALAR: Çorum il merkezinde bakırcılar arastasına yolunuz düşerse kendinizi  bakıra şekil veren çekiç seslerinin melodisi içinde bulabilirsiniz. Maharetli ustaların elinde şekillenen çeşitli ev ve süs eşyaları satın alabilirsiniz.

KARGI BEZİ: Kargı ilçemizde, Halk Eğitim Merkezin bünyesinde işletilen atölyelerdeki tezgahlarda ilmik ilmik dokunan kargı bezinden yapılan giysiler, Kaymakamlık tarafından işletilen satış reyonlarında satışa sunulmaktadır.

OĞUZLAR CEVİZİ: Oğuzlar ilçemizde üretilen cevizler, kendine özgü lezzetiyle tercih edilmektedir.

EL İŞİ BASTON: Akçaağaç, kızılcık, ahlat, kayın gibi ağaçlardan tamamen el emeği ile işlenen bastonları hem aksesuar hem de yürüyüşlerinizde kullanmak için alabilirsiniz.

AHŞAP OYMA ÜRÜNLERİ: Daha çok tablo şeklinde çeşitli figür ve hat yazıları yazılarak elde oyulan ürünleri duvarlarınızı süslemek için tercih edebilirsiniz.

EL Yapımı MÜZİK ALETLERİ: Çorum merkezde mahir ellerde bazen aylar süren titiz çabalar ile yapılan saz, bağlama, ud, tanbur gibi müzik aletleri daha çok sipariş üzerine imal edilmektedir.

PİRİNÇ: Osmancık ve Kargı’da üretilen pirinçler de farklı lezzetleriyle mutlaka tadılması önerilen ürünlerdendir. Yolunuz Çorum’a düşmüşken kışlık ihtiyacınız olan meşhur Osmancık Baldo pirincinizi herhangi bir bakliyatçıdan alabilirsiniz.

KARGI TULUM PEYNİRİ: Kargı yaylalarında beslenen hayvanların sütünden yapılan ve küçük deri tulumlarda saklanan peynirlerin kendine özgü bir tat ve aroması vardır.

AHŞAP OYUNCAK VE MUTFAK EŞYALARI: İskilip ilçemize yolunuz düşerse kaşık,oklava, ekmek tahtası, iskemle gibi ahşap mutfak eşyaları veya çeşitli ahşap oyuncaklar, sedef  kakma ve ahşap oyma işi çeyiz sandıkları alabilirsiniz.

SEPET: Kaybolmaya yüz tutan mesleklerden olan sepetçilik İskilip’te yaşatılmaya devam etmektedir. Hem taşıma amaçlı hem de süs amaçlı farklı modellerden size uygun olan fındık dalından yapılan sepetleri arastada alabilirsiniz.

TAŞ OYMA ÜRÜNLERİ: Boğazkale ve Alacahöyük’te ustaların maharetle işlediği Hitit motifli taş oymacılığı ürünlerini gezinizin hatırası için ya da sevdiklerinize hediyelik olarak alabilirsiniz.

EL ÖRGÜLERİ: Alaca, Büyük Camili Köyünde, Bayat Eskialibey ve Yoncalı köyünde el dokuması kilim ve yollukları, Ortaköy İlçesi Karahacip Beldesinde kilim, heybe, patik, çorap ve el örgü ürünlerini bulmak mümkündür.



Fotoğraflar

Sizin için seçtiğimiz Çorum iline ait görüntüler

  • Çorum Merkez Resmi

    Çorum

    Çorum Merkez
Harita
pin_drop

Çorum

40.5506 , 34.9556