Hakkında


Ülke
Türkiye
Bölge
Karadeniz Bölgesi
İl
Giresun
Yüzölçümü
6,934 km2 (2,7 mi2)
Rakım
---
Nufüs429.984
Posta kodu
28xxx
Alan kodu
(+90) 454
Plaka kodu
28


Giresun, fındığı ile tanınan ve Karadeniz Bölgesi'nin doğusunda yer alan il. Kirazın bütün dünyaya buradan yayıldığı kabul edilir. Karadeniz'e kıyısı olan Giresun doğudan batıya Trabzon, Gümüşhane, Erzincan, Sivas ve Ordu illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 28'dir. Yerli halkın çoğunluğunu Çepniler oluşturur. 1500'lü yıllardaki Osmanlı Tahrir Defterlerinde yöreye Vilayet-i Çepni de denmektedir.


Giresun ili, Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan sonraki dönemde olan kişisel muhafızlarının (Topal Osman ve Silah Arkadaşları) memleketi olan bir ildir. Şehir, Aksu ve Batlama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur, tam karşısında Karadeniz'in bir adası olan Giresun Adası (Aretias) vardır. Giresun ili 1920 yılına kadar Trabzon iline bağlı kalmış, bu tarihte müstakil sancak, 1923 yılında ise il olmuştur. 1923 yılında Giresun ili, merkez Tirebolu ve Görele ilçesi ile bunlara bağlı Bulancak, Keşap ve Espiye bucaklarından ibaretti. 1933 yılında Şebinkarahisar'ın iliğinin kaldırılması ile Şebinkarahisar ve Alucra ilçeleri de Giresun'a bağlanmıştır. 1934 yılında Bulancak, 1945 yılında Keşap, 1957 yılında Espiye, 1958 yılında Dereli, 1960 yılında Eynesil, 1987 yılında Piraziz ve Yağlıdere, 1992 yılında Çanakçı, Güce, Doğankent ve Çamoluk ilçelerinin kurulması ile ilçe sayısı 15 olmuştur.


Giresun İsmi Nerden Geliyor

Sorusunu cevabı ise; kirazın ana yurdu Giresun’dur. Bu nedenle de şehir adını o zamanlar kiraz anlamına gelen Kerasus veya Keresea kelimelerinden almıştır. Giresun ilinin ekonomik gelir kaynağı fındıktır. Fındığın en kalitelisi ise Giresun’da yetişmektedir.

Giresun; konumu, kültürel değerleri ile her mevsim gezilip görülmeye değer essiz güzelliklere sahiptir.

Giresun’un doğal güzellikleri ve tarihi eserleri bakımından çok önemli bir özelliği de turizme elverişli yaylarıdır.

Şehre ayrı bir değer katan başka bir özelliği ise Doğu Karadeniz’de bulunan tek adaya sahip olmasıdır. Şehrin merkezin de bulunan kale, doğal güzelli ve tarihi bakımında gezilmeye, görülmeye değer bir yerdir.

Giresun kendine özgü mutfağı, folkloru ile zengin bir kültürel yapıya sahiptir.

Bu kültürel yapı çerçevesinde her yıl mayıs ayının 20 sın de Uluslararası Karadeniz Giresun Aksu Festivali etkinlikler yapılmaktadır.


Giresun'un İl Olması

İmparatorluk döneminde Trabzon eyalet merkezi,Giresun’da eyalet merkezine bağlıydı.Tanzimatın ilanından sonra Giresun idari örgütte birkaç yıl Şebinkarahisar’a bağlandı.Daha sonra Trabzon’a bağlı ilçe merkezi iken 1920 yılında müstakil muta sarraflık ,1923 yılında Cumhuriyet’in ilanıyla il merkezi oldu.

Giresun, Doğu Karedeniz Bölgesinde; doğudan Trabzon ve Gümüşhane, batıdan Ordu, güneyden Erzincan, güneybatıdan Sivas illeri ile kuzeyden ise Karadeniz sınırlandırılmış bir sahil ilimizdir.

Giresun ilinin kurulduğu tarihten bugünün gelinceye kadar geçirmiş olduğu olduğu dönemleri incelersek; Giresun Miletliler tarafından M.Ö. VIII. Yüzyılda bir koloni kent olarak kurulmuştur. Giresun M.Ö 183 yılında Pontus hâkimiyetine geçti. Pontus Kralı Phamakes şehri şimdiki Kale ve çevresinde yeniden kurdu. Giresun’un adı bu yıllarda Pharnakia olarak anıldı.

M.Ö.63yılında Roma hâkimiyetine giren şehir 1204 yılında Trabzon Rum İmparatorluğu’na bağlandı.

1461yılında Osmanlı Padişahı Fatih sultan Mehmet’in, Trabzon’u fethi ile şehir Osmanlı İmparatorluğu’na katıldı.

1923yılında Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra il oldu.202 yılı verilerine göre merkez ilçe dâhil 16 ilçesi,17 beldesi,536 köyü bulunmaktadır.


Tarihi

Doğu Karadeniz ve Giresun’la ilgili ilk tarihi bilgileri Yunanlı coğrafyacı ve seyyahların eserlerinde bulmaktayız. Bu eserlerde bu bölgede yasayanları Kolhlar, Driller, Mossinoikler, Halibler, Tibarenler,Gaskalar, İskitler, Kimmerler, Amazonlar, Hunlar, Kumanlar, Peçenekler , Akhunlar, Sabirler, Hazarlar, Bulgar Türkleri ve Oğuz Türkleri olarak görmekteyiz .

M.S. 1800 yıllarında Anadolu’da devlet kuran Hititler, Karadeniz kıyılarını ele geçirememişti. Bu tarihlerde buralarda yasayan Gaşkalar tam olarak belirlenmeyen bir kavimdi. Gaşkalardan başka bölgedeki Kimmerleri görmekteyiz . Orta Asya kökenli bir kavim olan Kimmmerler M . Ö . 2000’inci yılın başları ile M . Ö . 8 . yüzyıl arasında Karadeniz’in kuzeyinde Hazar denizi kıyıları ile Tuna nehri arasındaki coğrafyada iskan etmişlerdir .

M.Ö. 7.yy. ilk yarısında Anadolu’nun Karadeniz’in kuzeyinden gelen Kimmer akınlarına maruz kaldığını görüyoruz. Orta Asya’dan gelen İskitler, Kimmerler’in yaşadığı bölgeyi ele geçirince Kimmerler, yerlerinden ayrılarak güneye doğru inmişler, Kafkaslara geçerek Anadolu’ya girmişlerdir. Kimmer savaşçılarının M.Ö. 7. asrın ilk yıllarında Kızılırmak’a dayandıklarını ve Firikler’le savaşa tutuştuklarını görüyoruz .

Şebinkarahisar’lı araştırmacı yazar Hasan Tahsin Okutan’a göre Kimmerlere ait eserlere Ş.Karahisar’da rastlanmaktadır. Okutan’a göre; Gerek Etiler ve Amazonlar ve gerekse Kimmer’ler zamanında. Karahisar kasabası bugünkü Isola köyünde bulunuyordu. Derebeylik şeklinde idare edilen bu kasaba sakinleri üst üste vuku bulan yedi yıllık bir kıtlık ve açlık zamanında bulundukları yerleri bırakarak bir kısmı göç etmiş ve bir kısmı da Ordu ile Şebinkarahisar arasındaki 3040 metre yüksekliğindeki Karagöl Dağının Kırklar tepesine çıkıp sığınmışlar ve bu kıtlık yıllarını orada geçirmişlerdir.

Halen Şebinkarahisar’ın Bozbayır, Akaya, Güneytepesi ve Dişkaya mevkilerindeki in ve mağaraların Kimmerler’e ait eser olduğu tahmin edilmektedir.

Kimmerler’den sonra bölgede İskitlerin (Sakalar) hakimiyetini görmekteyiz.İskitler M.Ö. 6. asırda Kimmerleri kovalayarak Doğu Anadolu’da Medler’in egemenliğine son vererek bütün küçük Asya’ya yayılırlar. M.Ö.4. asrın başlarında bile İskitlerin Doğu Anadolu’ya hakim olduklarını biliyoruz.

Amazonlar denilen kardın savaşçı kavim, Kimmerlerin kadın gurubu olarak gösterildiği gibi İskitlerden de gösterilmektedir. Ermeni yazar Trabzonlu Minas Bijişkyan’a göre Amazonlar cesur, muharip kadınlardı ve eski tarihçilerin dediklerine göre Terme yakınında bağımsız bir devlet kurarak Farnia’ya ( Poti ) kadar Karadeniz sahillerine hakim olmuşlardır . Bunlar İskit menşeli olup , Terme’ye sürülen İğin ve Skologit adlı iki kral zadeden ileri gelmiş ve zamanla çoğalmışlardır . Yunan mitolojisine göre Termeden ayrılan Yunanlılar ise Giresun önlerindeki Aretias adasına geldiler . Buralarda kraliçe Antiege yönetimindeki 3 . Amazon kabilesiyle karşılaştılar . Onlarla mücadele neticesinde yakaladıkları Amazonları da yanlarına alarak denize açıldılar .Heredot tarihinde Amazonlu kadınların İskitli gençlerle kaynaşıp birlikte yaşadıkları belirtilir .

M.Ö. 6. yy. da Giresun yöresine Hititler Azzi ülkesi diyorlardı. Buralarda Azziler yaşıyordu. Eski Yunan kaynaklarında da bu bölgeye Pontus adı verilmekte, Giresun yöresi Khalib, Tibaren ve Mosineklerin yerleşim alanı olarak gösterilmektedir.

M.Ö. 670 yılında Ege kıyılarından gelen Milatoslular, Sinop’dan Trabzon’a kadar uzanan önemli ticaret merkezlerine sahip oldular (M.Ö. 670 – 546). Bölgede 90 kadar kent kurdular. Bunlardan biride Kerasus’du. Kerasus’un Giresun yada şimdiki Çıtlakkale’nin bulunduğu yerde olduğu sanılmaktadır. Bazı yerleşim birimleri hızla gelişerek ticaret ve balıkçılık merkezi durumuna gelmişlerdir. Giresun ve Tirebolu’da bunlardan biridir. Giresun’ ve yöresine yerleşen Milatoslular yerli halktan Tibareller, Mosinekler ve Haliplerle kaynaştılar.

M . Ö . 546 – 332 Pers İmparatorluğu döneminde Giresun pers İmparatoru dareios tarafından ele geçirildi . M . Ö . 332-323 Pers İmparatorluğu İskender tarafından kesin bir yenilgiye uğrayarak dağıldı . Bu arada Kapadokya Krallığı doğdu ve Giresun Kapadokya Krallığı toprakları içerisinde kaldı . ( M . Ö . 323-301 ) İskender’in ölümünden sonra bölgeye Makedonyalılar hakim oldular . M . Ö . 301-66 Pontoslular döneminde Giresun Pontos hakimiyeti altında kaldı .

Kerasus M.Ö. 2. yy. başlarında Farnakeia adıyla anılır. Bunun sebebi Kerasus’un o sırada Pontus Kralı 1. Farnakes’in eline geçmesidir. Kerasus Roma egemenliğine geçince Kerasunda adını almıştır.

Kent en parlak dönemini, Roma senatosunu güç durumlara düşüren IV. Mithridates’le yaşadı. Mithridates döneminde devletin sınırları Yunanistan’a kadar genişletildi. Roma tedirgindi. General Lucullus yönetiminde Anadolu’ya gönderilen Roma ordusu krallığın topraklarını ele geçirdi (M.Ö. 76). Lucullus Roma’ ya dönerken batının henüz tanımadığı yörede çok yaygın olan kiraz fidanlarını yanında götürdü (M.Ö. 67).

General Lucullus’un dönüşüyle kaybedilen topraklar tekrar geri alındı. Senato, bu defa general Pompeius’ u görevlendirdi. Anadolu Roma’ya bağlandı. Pompeius Paletsindeyken ( Filistin ) de II. Pharneces bazı yerleri geri almayı başardı. Pompeius Roma’ya döndükten sonra Kapadokya’ya kadar ilerlediler. O sırada Sezar Mısır’da bulunuyordu. Pontus işgaline son vermek için Anadolu’ya girdi. Sezar, Pontus ile Bithinia krallıklarını birleştirerek bir eyalet halinde Roma’ya bağladı. Sezar’ın ölümünden sonra Pontus ülkesi üç bölgeye ayrıldı. Pharnacia , Pont Polemonyak ülkesinde kaldı .

395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle Giresun , Doğu Roma İmparatorluğunun sınırları içinde kaldı . 1204 yılında İstanbul Latinler tarafından fethedildi . Trabzon’a kaçan Doğu Roma İmparatoru Alesios Kommenos , yeni bir Rum İmparatorluğu kurdu . Giresun’da Rum İmparatorluğunun hakimiyeti altına girdi .

1358 yılında Ordu emiri Hacı Emir Bey kuvvetleriyle Maçka’ya kadar ilerleyip,1361 yılında Giresun’a yeni bir sefer düzenlemiştir.1397 yılında Hacı Emir Beyin ölümüyle yerine geçen oğlu Süleyman Bey Giresun’u tamamen ele geçirmiştir.

Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt zamanında Anadolu’da Türk birliği sağlanmış,Süleyman Beyde bu birliğe katılmıştır.1398 yılı sonlarında Giresun Osmanlı Devletinin sınırları içine girmiştir.1402’de Timur Anadolu’yu istila edince Trabzon Rum İmparatorluğu 1404’de Giresun’u tekrar ele geçirmiştir.

İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han 1461’de Trabzon Rum İmparatorluğunu tamamen tarihten silmiştir.Böylece Giresun tamamen Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır.


Coğrafya

Giresun ili toprakları bütünüyle Doğu Karadeniz bölümünde (kıyı ve iç kesimler) yer alır; doğuda Trabzon ve Gümüşhane, güneyde Erzincan ve Sivas, batıda Ordu illeri, kuzeyde Eynesil –Piraziz ilçeleri arasında Karadeniz kıyıları ile kuşatılır; yüzölçümü 6934 km2 dir.

Bugün çoğunlukla fındık bahçesi hakline grtirilmiş ormanlık bir kıyıda yer alan Giresun, koyu renkli eski bazalt lavlarından oluşmuş tepelik bir yarımadanın karaya bitiştiği berzah kumluk koya (burası şimdi 2 dalga kıranla korunmuş liman yeridir) iner ve yarımadanın yüksek kesimine doğru yayılır. Eski kale, bu yüksek kesim üzerinde, çevreye hakim bir yerde kurulmuş bulunuyor. Yarımadanın önünde ve biraz doğuda, Doğu Karadeniz’in tek adası (Eski Aretias, şimdiki Giresun Adası) yer alır. Giresun daha çok yakın çevresinin iskelesi ve Karadeniz kıyılarının birinci fındık yükleme limanıdır. Bununla birlikte Giresun gerisinde yükseltisi 2000 m’yi aşan dağların bulunuşu, şehrin hinterlandını darlaştırmış, bu bakımdan Giresun daha çok yakın çevresi için iskele rolü oynamıştır. Bugün için fındık, orman ürünleri v.b. konular dışında, özellikle yolcu ulaşımında deniz yolundan çok kıyı boyunca devam eden karayolları kullanıldığı için limanın işlevselliği bir dereceye kadar gerilemiştir.

Yüzey şekilleri bakımından Giresun ili engebeli bir görünüme sahiptir ve yüzey şekillerinin çatısı kuzeyde Karadeniz kıyısıyla, güneyde Kelkit Çayı Vadisi arasını kaplayan Giresun Dağlarını meydana getirir. Kıyı dağlarının Gümüşhane ve Canik dağları arasındaki kısmını meydana getiren Giresun Dağlarının doruk çizgisi, Kelkit Vadisine Karadeniz kıyısından daha çok yakındır ve buraya dik iner; vadilerle yarılmış Karadeniz tarafında ise eğim daha azdır. Kıyı genellikle tepelik bir görünüşe sahiptir. Dağlar doğuda Gümüşhane sınırında en fazla yüksekliğe Gavur Dağlarında (Balaban Dağları) 3300m’de ulaşır.

Giresun dağları üzerindeki yüksek noktaları şöyle sıralayabiliriz, Giresun-Gümüşhane sınırında yer alan Gavur dağları (Balaban dağları) Üzerinde denizden 3331 metre yükseklikteki Abdal Musa Tepesi ilimizin en yüksek noktasıdır. Aynı sıra üzerinde Gavur Dağı Tepesi 3248 metre, Küçük Kor Tepesi 3044 metre, Cankurtaran Tepesi 3278 metredir. Ordu, Giresun Sivas sınırlarının birleşme noktasında bulunan Karagöl Dağları üzerinde Karagöl Tepesi 3137 metre, Kırklar Tepesi 3040 metre, Giresun Şebinkarahisar arasında yer alan Erimez Dağının yüksekliği 2701 metre, Kümbet yaylasındaki Gök Tepe 2440 metre, Bektaş yaylasının üzerindeki Yörücek Tepesi 2313 metre ve Giresun şehir merkezine en yakın dağ olan Çal Dağı 2030 metredir.

Karagöl dağlarında toplam altı adet buzul yalağı gölü bulunmaktadır. Dağın kuzey batısında Ordu ili sınırına yakın bir yerde bulunan Aygır gölü (Elmalı Göl) dağın en yüksek zirvesinin altında 2650 metre yüksekliktedir. Doğuya doğru gittikçe dağın en büyük gölü olan Karagöl buzul yalağı 2760 metre yüksekliğinde olup gölün Aksu köyüne doğru inen vadide Bağırsak gölü 2710 metre, Karagöl’ün doğusunda Kırklar tepesinin kuzeybatı yamacında Camlı göl (Kurban Gölü) 2750 metre, Kırklar tepesinin doğu yamacında Sagrak Göl 2750 metre ve Sağrak gölün doğusunda Kazan gölü (Avlak gölü) 2670 metre yüksekliğinde bulunmaktadır.

Giresun ili topraklarının üçte bire yakını orman örtü ile kaplıdır ve tabii olarak deniz kıyısından başlayarak 1900 m’ye kadar ulaşır, daha yükseklerde ise yüksek dağ bitkileri ortaya çıkar. Kelkit Vadisi tabanı step görünüşlüdür.

Giresun ilinin en önemli yolu olan Giresun – Şebinkarahisar yolu Giresun Dağlarını Eğribel’de (2200m) aşar. Giresun Dağlarının güney yamaçları Kelkit Çayının kolu olan Bağırsak Çayı ve kolları ile yarılmıştır.

İl topraklarının büyük kısmı ikinci zaman sonu (Kretase) lav ve tüfleri ile kaplıdır; dağların yüksek kesimlerinde granit (granodiorit) kayaçlarına ve Kelkit kesiminde Oliyosen devrine ait Jipsli killere rastlanır.

İlin Karadeniz kıyılarında ılık ve yağışlı bir iklim hüküm sürer; uzun süreli gözlemlerin ortalamasına göre Giresun’da en soğuk ayın ortalama sıcaklığı 6- 8 C, en sıcak ayınki 22- 6C, şimdiye kadar kaydedilmiş en düşük ve en yüksek sıcaklıklar 9- 8 C ve 37- 3 C dir. Yağışlar pek boldur (yıl ortalaması 1305mm); kurak mevsime rastlanmaz; yağışın mevsimlere dağılış payı yüzde ile şöyledir:

Kıyıda görülen bu iklim şartları dağlık kesimlerde ve Kelkit Havzasında değişir. Dağların denize bakan yamaçları daha da yağışlıdır (2200mm). Kışlar daha sert, kar örtüsü daha uzun süre kalıcıdır ve yazlar daha serindir. Kelkit vadisi zemininde ise kışlar sert, yağışlar azdır. Şebinkarahisar’da yıllık yağış tutarı 568 mm’dir.

İl toprakları Karadeniz alanında sık vadiler ağıyla yarılmıştır. Bu vadilerde akan başlıca akarsularımız ve uzunlukları: Aksu 60 km., Harşıt Çayı (Doğankent çayı ) 50 km., Özlüce Deresi (Gelevera Deresi) 80 km., Pazarsuyu 80 km., Yağlıdere 70 km., Batlama Deresi 40 km. ve Kelkit Irmağı 65 km.’dir .


Giresun'un Doğal Yapısı ve İlin Genel Konumu:

Giresun,Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan tabiat güzelliği,tarihi,arkeolojik,folklorik değerleri ve fındık Üretimiyle ‘öne çıkan bir ilimizdir.

Doğudan Trabzon ve Gümüşhane.güneyden Erzincan.güneybatıdan Sivas,batıdan Ordu illeriyle sınırlanmış durumdadır.Kuzeyden ise bütünüyle Karadeniz’le kuşatılmış durumdadır.

Giresun ilinin yüzölçümü 6934 kilometre kare nüfusu 2007 genel nüfus sayımında 417.505’dir.Bu nüfusun 113.936 Giresun il merkezindedir.

Karadeniz kıyılarına paralel olarak uzanan Doğu Karadeniz sıra dağları,ilimizde Giresun dağları adını alır.Kıyı boyunca devam eden dar bir düzlükten sonra içeriye doğru yükseklikler artar,ilin güneyindeki Kelkit vadisine doğru yükseklikler azalır.İl topraklarının yüzde 94.3’ü dağlıktır. Dağların yüksek kesiminde orman sınırı üzerinde çayırlarla kaplı verimli yaylalar vardır.Yaylalar il topraklarının yüzde 1.2’sini ,platolar,yüzde 4.3’ünü,ovalar ancak yüzde 0.2’sini kaplamaktadır.İlimizdeki dağlar 2000 metre yüksekliklere kadar zengin ormanlarla örtülüdür.

Dağların kıyılara yakın yamaçları fındık bahçeleriyle kaplıdır.Fındık bahçelerinden sonra gürgen,kızılağaç,kavak,kestane ormanları başlar, daha yükseklerde sarıçam,köknar,ardıç,ladin ormanları bulunur.Şebinkarahisar yöresindeki ormanlarda meşeliklerden sonra sarıcam,köknar ve ardıç ormanları başlar.Dağların 2000 metreyi aşan kesimlerinde bodur ardıçlara ve ladin ağaçlarına rastlanır.

Giresun dağları üzerindeki yüksek noktaları şöyle sıralıya biliriz,Giresun-Gümüşhane sınırında yer alan Gavur dağları (Balaban dağları)Üzerinde denizden 3331 metre yükseklikteki Abdal Musa Tepesi ilimizin en yüksek noktasıdır.Aynı sıra üzerinde Gavur Dağı Tepesi 3248 metre,Küçük kor Tepesi 3044 metre,Cankurtaran Tepesi 3278 metredir.Ordu,Giresun Sivas sınırlarının birleşme noktasında bulunan Karagöl Dağları üzerinde Karagöl Tepesi 3137 metre,Kırklar Tepesi 3040 metre,Giresun Şebinkarahisar arasında yer alan Erimez Dağının yüksekliği 2701 metre,Kümbet yaylasındaki Gök Tepe 2440 metre,Bektaş yaylasının üzerindeki Yörücek Tepesi 2313 metre ve Giresun şehir merkezine en yakın dağ olan Çal Dağı 2030 metredir.

Karagöl dağlarında toplam altı adet buzul yalağı gölü bulunmaktadır . Dağın kuzey batısında Ordu ili sınırına yakın bir yerde bulunan Aygır gölü ( Elmalı göl ) dağın en yüksek zirvesinin altında 2650 metre yüksekliktedir.Doğuya doğru gittikçe dağın en büyük gölü olan Karagöl buzul yalağı 2760 metre yüksekliğinde olup gölün Aksu köyüne doğru inen vadide Bağırsak gölü 2710 metre,Karagöl’ün doğusunda Kırklar tepesinin kuzeybatı yamacında Camlı göl (Kurban Gölü) 2750 metre,Kırklar tepesinin doğu yamacında Sagrak Göl 2750 metre ve Sağrak gölün doğusunda Kazan gölü (Avlak gölü) 2670 metre yüksekliğinde bulunmaktadır.

Yaylalar Giresun dağlarının doğusundaki Gavur dağlarından batıya doğru Karagöl dağlarına kadar bir kuşak halinde uzanır.Geniş çayırlarla kaplı olan bu yaylalarda koyun ve inek gibi küçük bas ve büyük baş hayvancılıkta yapılır.Yaylalardan kampçılık,dağcılık ve trekking gibi turizme ve spor alanın dada yararlanılır.

İlimizde başlıca yaylalar : Kümbet , Kulakkaya , Bektaş , Paşakonağı , Tamdere , Sisdağı , Kazıkbeli , Karadoğa ve Çakrak ‘tır .

Dağlardan denize doğru debisi yüksek akarsular inmektedir : Aksu 60 km. , Harşıt çayı (Doğankent çayı ) 50 km. , Özlüce deresi ( Gelevera deresi ) 80 km. , Pazarsuyu 80 km. ,Yağlıdere 70 km. , Batlama deresi 40 km. ve Kelkit ırmağı 65 km. ‘ dir .


Kültür

Bölgede yerleşim, dağınık ev sistemindedir. Arazi dağlık olduğu için vatandaş sahip olduğu bir kaç dekarlık düz araziye mısır tarlası yapmış ve üst kısmına da ev yapmıştır. Bu şekilde evler ve mahalleler arasında uzak mesafeler bulunması insanların birbirleri ile olan ilişkilerini zayıflatmıştır. Bu yüzden ilçelerin lehçeleri arasında farklılıklar oluşmuştur.

Giresun’da genelde eski geleneklerini koruyan bir yapı mevcuttur. Bu yapı bölge insanının bölgecilik hissi doğurmuştur. Yöre halkının esas karakterlerine burada rastlanır.

Giresun şehrinde yaşayanların yarısından fazlasının kırsal kesimle bağlantısı vardır.


Gelenek ve Görenekler

Yöre halkı büyük şehirlere göçe başladığından beri eski gelenekleri az da olsa terk etme yolunu tutmuştur. Ancak büyük çoğunluk eski, göreneklerine bağlıdır. Bu gelenek ve görenekler çoğunlukla eski söylentilere dayanır.

Her yıl Mart ayının 14’ünde yılbaşı tutulur. O sabah erkenden kalkılır, deniz veya akarsudan su alarak eve gelinir ve sağ ayak ile eşikten geçilerek eve girilir. Su evin dört bir tarafına serpilir. Eğer hayvanlar varsa onların üzerine de serpilir. O gün kimse evine uğursuz gelir diye misafir kabul etmez, ancak ayağı denenmiş birisi varsa o eve çağrılır. Gelen kişi sağ ayağını içeriye atar yeni yılınız hayırlı olsun martınızı bozuyorum der o gece evde ısırgan veya paça pişirilir içine yeşil boncuk atılır. Bunları yerken boncuk kimin ağzına gelirse o yıl bu şahıs ekine başlar, aile içerisinde bol rızklı kabul edilir.

Yine Mart’ın 14’ünde gün tutulur. Mart’ın 14’ü, Mart 15’i, Nisan 16’sı, Mayıs v.b. aylar olarak adlandırılır. O günlerdeki havanın durumuna göre o ayların nasıl geçeceği hakkında fikir yürütülür.

6 Mayıs’ta hıdrellez tutulur. Bu gün Hızır ve İlyas Aleyhissamların bir araya geldiğine ve artık kış ayının bitip güzel günlerin geleceğine inanılır.

Yine akşamdan 3-5 genç kızlar niyet tutarak bir gül ağacının dibine yüzüklerini gömerler. Sabahleyin mani okuyarak onları çıkarırlar. Söylenen maninin manasına göre talihlerini denerler.


Giresun Folklorü

Karadeniz Bölgesi halk oyunları bazı ince ayrıntı farklılıkları dışında genelde birbirine benzerler. Bölge halkı kıyısında yaşadığı deniz gibi hareketli ve coşkundur. Oyun ve türküleri de kendilerine uygundur. Giresun oyunları içinde en önemlisi Giresun Karşılaması ve horondur. Horonu erkekler yine bölgenin meşhur çalgısı kemençe veya davul zurna eşliğinde oynarlar. Kadınlar ise def, zurna, ud ve saz eşliğinde oynarlar. Horonun düz horon, sık saray, dik horon ve karşılamanın tüfekli çandır karşılaması, bel kırması, sallama gibi müziğin ritmine göre değişen çeşitleri vardır.

Giresun, Giresun türküleri yönünden de zengin bir ildir. Giresun türkülerinden bazı örnekler; Mican, Tamzara, Karahisar Türküsü, Fingil, Bir Fındığın İçini, Merekte Sarı Saman, Oy Giresun Kayıkları, Aksu Derler Adına, Al Perde Yeşil Perde, Sokakbaşı Meyhane v.s. dir.


Giyim Kuşam

İl Merkezi ve kıyı bölgelerinde çağdaş giysiler giyildiği halde iç kesimlerde geleneksel giysiler yaygındır. Giresun’da peştamal kadın giyiminin değişmez bir parçasıdır. Kadınlarda başa örtülen, bele sarılan peştamalın değişik türü vardır. Kadınlar başlarına “Keşan Peştamal ” denilen gösterişli ve ince bir dokumayı bellerine de düz çizgili veya direkli peştamal diye adlandırılan dokumayı sararlar. Kadınlar eskiden canfes (üç etek) de giyerlerdi. Ev gezmelerinde, düğün ve bayram gibi özel günlerde kadınlar başlarına altın tepelik , boyunlarına beşibiryerde ve kollarına da hasır bilezik takarlardı. Hasır bilezikler günümüzde de büyük ilgi görmektedir.Eskiden dokunan yün çoraplara günümüzde pek rastlanmamaktadır Boyalı yaşmak ve çember, peştamal, entari, hırka ve yelek günlük kadın giyimini oluşturmaktadır. Ayaklara giyilen kara lastik artık kullanılmamaktadır.Kentte de görülen bu giyimin yanında modern giyim de yaygındır. Erkek giyiminde dağlık kesimlerde “Aba Zıpka” denen paçaları dar, baldırdan yukarısı bol pantolonlar giyilir. Bu giyimde yörenin sert ikliminin etkisi vardır. Erkeklerde aba zıpkanın yanında çerkes kayışı, kama (belde), gümüş kamalığı (boyunda), kabalak (başta) ve çizme giyilmektedir. Erkekler il merkezinde, kıyı ve kasabalarında ceket ve pantolon giyerler, kasket takarlar.Günümüzde Giresun halkı modern giyimi kullanmaktadır. Yine köy ve kasabalarda kadınlar ev içinde oyalı yaşmak veya çember, entari, peştamal veya şal olarak, ayaklarına lastik veya kundura giyerler


El Sanatları

Oldukça eski bir tarihe dayanan Giresun bakırcılığı bugün de varlığını sürdüren önemli bir geleneksel el sanatıdır. Dövme bakırcılık yanında bakır el işlemeciliği de yapılmaktadır. Genellikle, semaver, tepsi, biblo, duvar tabağı, şekerlik ve vazo gibi anı ve süs eşyası üretilmektedir.

Giresun’da el halıcılığı ve oya işlemesi de önemli el sanatları arasındadır.

Fotoğraflar

Sizin için seçtiğimiz Giresun iline ait görüntüler

  • Giresun Merkez Resmi

    Giresun

    Giresun Merkez
Harita
pin_drop

Giresun

40.9128 , 38.3895