Hakkında


Ülke
Türkiye
Bölge
Güneydoğu Anadolu
İl
Kilis
Yüzölçümü
1.642 km2 (634 mi2)
Rakım
--
Nufüs--
Posta kodu
79xxx
Alan kodu
(+90) 348
Plaka kodu
79


Kilis, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir sınır ilimizdir. Orta Tunç Çağı`na kadar uzanan eski bir yerleşim merkezi olan Kilis ve Çevresine Hurriler, Mintanni, Asur, Hitit, Pers, Makedonya, Roma ve Osmanlılar hâkim olmuşlardır


10 Haziran 1995 yılında Yalova ve Karabük'le beraber il olan Kilis ilimizin Plakası 79, merkez nüfusu 80.542, rakımı ise 643'tür. İlimizin doğu, batı ve kuzeyinde Gaziantep, güneyinde ise Suriye yer almaktadır. Gaziantep'e 58 km uzaklıkta olan Kilis, Suriye sınırına ise 10 km uzaklıktadır. İl merkezi doğudan batıya doğru uzanan Resul Osman dağı eteklerinde kuruludur. İlimizin güneydoğu ve sınır şeridinde özellikle bağcılık ile zeytincilik yapılmaktadır. Kırsal kesimde yaşayan insanlar geçimini ağırlıklı olarak tarıma dayalı sağlamaktadır.Kilis, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir sınır ilimizdir. Orta Tunç Çağı`na kadar uzanan eski bir yerleşim merkezi olan Kilis ve Çevresine Hurriler, Mintanni, Asur, Hitit, Pers, Makedonya, Roma ve Osmanlılar hâkim olmuşlardır.

İl sınırları 38 derece 27' ve 38 derece 01' boylamları ile 36 derece 38' ve 37 derece 32' arasında bulunan Kilis ilinin yüzölçümü 1.428 km² dir.

İldeki başlıca çaylar; Afrin Çayı, Sunnep Çayı, Sabun Suyu Çayı ve Balık Suyu Çaylarıdır.  Kilis ilinin %12,2 si orman ve fundalık arazi %69,3 ü tarım alanı %7,7 si çayır ve mera arazisi %10,6 sı tarım dışı araziden oluşmaktadır.

İlçeleri Elbeyli, Polateli ve Musabeyli olmak üzere üç tanedir. Ayrıca merkeze bağlı Yavuzlu adında bir beldesi bulunmaktadır. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilçeyle beraber 4 ilçe, 1 belde ve 136 köy vardır.

Kilis ilimizin, Gaziantep ve Halep ile birçok alanda benzerliği çok fazladır. (Ev yapıları, yemek kültürleri, akrabalık ilişkileri vb.) Kilis kentinin nüfus hareketliliği Suriye ile yapılan sınır ticaretiyle yakından ilgilidir.


Coğrafya

Kilis ili, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, Hatay-Maraş oluğu ile Fırat ırmağı arasında uzanan Gaziantep Platosu'nun güneybatı kısmında, Türkiye-Suriye sınırı boylarında 360 K enlemi ve 32° D boylamı değerleri arasındadır. Bu konumuyla saha, Akdeniz ve Güneydoğu bölgeleri arasındaki geçiş kuşağı üzerinde bulunur.

 Ortalama yükseltisinin fazla olmadığı(680m.) bu sahanın değişik kısımları arasında büyük yükselti farkları bulunmamaktadır. Genel durumu bozan küçük istisnalar gözönünc alınmadığında, saha, kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğudan daha yüksek kısımlarla çevrili korunmuş bir güney yamaç özelliği gösterir.

1995 yılında il statüsüne kavuşan Kilis'in sınırlan, güneyden Türkiye-Suriye sınırı, batı ve kuzey batıdan İslahiye, kuzey ve kuzeydoğudan Gaziantep merkez ve doğudan Oğuzeli ilçeleriyle çevrilidir.

 İl alanı 1521 km2 kadardır. İlin merkezini oluşturan Kilis, Suriye sınırı yakınında (sınıra uzaklığı 5 km.) plato kenarına tutunmuş, Antep-Halep yolunun geçtiği eski bir yerleşme yeri;bağ bahçelik; sokakları dar ve dolambaçlı bir şehirdir.

Kilis ilinin iklimi genel karakterleri itibariyle Akdeniz iklimi içerisinde kalır.Akdeniz iklim bölgesi,Akdeniz havzasının genel atmosfer dolaşımı içerisindeki yeri gereği yazın çoğunlukla tropikal;kışın ise kutupsal hava kütleleri gibi birbirinden farklı özellikler gösteren hava kütlelerinin tesirinde kalır.Yazın oldukça etkili olan ve tarihi devirlerden beri Eteziyen olarak tanınan hava hareketi;yörede etkili olmadan önce, Akdeniz üzerinden geçerken az da olsa nem kazanıp, Amanos dağlarını geçerken soğuduğundan bu devrede sıcak ve nisbi nemi düşük olan ilde,serin-nemli etkisiyle bilinir ve garbi olarak adlandırılır.

 

Kilis yöresi,ikliminin asıl karakterlerini belirleyen dinamik koşullar üzerinde az çok değişikliğe yol açan coğrafi faktörler yönünden ise şöyle bir durum dikkati çeker.Kilis ili konumu gereği Akdeniz kıyı bölgesi ile Güneydoğu Anadolu bölgesi arasında yer alır. Kışın Akdeniz'den doğuya doğru hareket eden hava kütleleri,Amanos dağları engelini aşarak Hatay-Maraş grabeni üzerinde alçalırlar.Daha az etkili olmakla birlikte Kurt dağları üzerinde yerden yükselir ve gittikçe alçalarak Kilis ovasına ulaşırlar.Bu hareketler esnasında hava kütleleri geçtikleri yerlerin yükseltileri ve denizden uzaklıkları ile orantılı olarak nemlerini ve nispeten özelliklerini kaybederler.

 

Topoğrafik özelliklerin iklim üzerinde etkilerine kısaca değindikten sonra karasallık konusuna da birkaç cümleyle temas edilebilir.En sıcak ve en soğuk ay ortalaması arasındaki fark;Akdeniz kıyısındaki istasyonlarda 20 nin altında iken,Akdeniz'e yaklaşık kuş uçuşu 60-80 km uzaklıkta olan Kilis'te 22'6 dır.Kilis ilinin etkilendiği denizle arasında az bir meşale bulunmasına karşılık,nispeten yüksek dağ kütlelerinin ayırıcı etkisi nedeniyle deniz etkisinin,denize uzaklığıyla orantılı olarak hissedilmediği görülür.

 

İklim Elemanları 

Sıcaklık: 1960-1985 arası 26 yıllık devre dikkate alındığında yıllık ortalama sıcaklık Kilis'te 16.80 dir.Kış mevsimi ortalama sıcaklıkları 3.60 ile 6.5 arasında değişir. Yaz mevsimi sıcaklık ortalaması 25 derecenin üzerindedir.Geçiş mevsimlerinden yazı takip eden sonbahar,kışı takip eden ilkbahardan daha sıcaktır. En soğuk ay ocak ayı olup sıcaklık temmuz ve ağustos aylarında en yüksek değerlerine ulaşır.Bu aylardan itibaren ocak ayına kadar ise sıcaklıklar tedrici olarak azalır.Kilis'te ortalama sıcaklığı O derecenin altında olan ay bulunmaz.İlde kış ayları serin;mart,nisan,ekim ve kasım aylarından oluşan dört ay ılık,mayıstan ekime kadar olan beş ay da sıcak geçer.

 

Bitki Örtüsü

 Halen Kilis yöresinde yaklaşık 7600 hektarlık saha ormanlarla kaplıdır.İl alanının %6-7'sini oluşturan bu oran Türkiye ortalamasının altındadır. Kurt dağlarındaki Hisar,Topallar, Deliosman ve Hasancalı köyleri arasındaki kısım bölgede ki en yoğun ve en gür ormanlık sahadır. Buradaki vejetasyon içinde en yaygın olan tür kızıl çamlardır. Söz konusu dağlık kuşaktan itibaren Sabun suyu'na kadar ulaşan Yedigöz bazalt platosu üzerinde yer yer kermez meşeleri,teşbih ağaçları ve karaçalılardan oluşan cılız bir formasyon gelişmiştir.

Haremli dağı kuzey yamaçları üzerinde kurulu Bozkaya köyü çevresi ile Afrin çayı orta çığırında Koçcağız köyün den, Deliçay kolunu aldığı kesime kadar parçalı ve küçük köy korulukları şeklinde; bazen kızılçam,bazen de kızılçamlarla karışık maki formasyonları (kermez meşesi, sandal, pınar meşesi, teşbih ağacı, ardıç, sakız ağacı, menengiç, akçakesme, palamut meşesi, mazı meşesi ve sumak) yer alırlar.

Sahanın güneybatısında Darmik dağından başlayarak kuzeydoğuya doğru Afrin vadisi orta çığırına kadar uzanan tepelerde kermez meşelerden oluşan bir çalı formasyonu gelişmiştir.

 Orman örtüsünden yoksun olan Afrin vadisi doğusunda ise yer yer korunmuş sahalardaki köy koruluklarında kermez meşeleri yer alır. Bu alanlar dışındaki yerlerde ise otsu türlere ve aralarında tek tek badem,alıç ve ahlat gibi ağaçsı türlere de rastlanır

 Kilis ovası ve Sinnep suyu ile Balık suyu arasındaki düzlüklerin tarım arazisi dışında kalan kısımları ise step formasyonu ile kaplıdır. Ancak Kilis ovasının Demirışık köyü çevresindeki vadi yamaçlarında ve Afrin vadisinde 500 m.'deki yükseltilere kadar kızılçamlara ve bazı maki türlerine rastlanmaktadır.


Kültür

MAHSERE KÜLTÜRÜ

 Kilis, zeytinin ilk kültüre alındığı bir kuşakta, "mikroklima" bir iklim adasında bulunmaktadır. Bir Akdeniz bitkisi olan zeytini, denizden yaklaşık 150 km. uzaklıkta kendine özgü bir yöntemle yetiştirmektedir.

       Dünyada nadir bulunan ve yumrudan üretilen zeytinlerimiz, tanede yağ oranı açısından en zengin bir çeşittir. Zeytinyağı, "Mahsere" denilen ilkel mekanik bir biçimle sağlanmaktaydı. Mahsereler, taştan ve çoğunlukla "Kab" denilen tonozlar üzerine oturtulmuş yapılardan oluşurdu.Birli, ikili,üçlü, pek az olarak da dörtlü "Mahsere Taşı" birimlerine ayrılır, biri sabit diğeri onun üzerinde hayvan gücü ile döndürülen taşlar arasında ezilip "aş", küspe haline getirilerek, ağaçtan yapma "şedde", denilen mengenelerde sıkılırdı. Mahserelerin işletme yöntemi başlı başına bir işletme kültürü oluşturmuştu.Zeytin sahiplerinin getirdikleri tane zeytinler yağ haline getirilerek;müşteriden,küspe artıkları ücret olarak alınırdı.Bu küspeler,zeytin mevsimi sona erince "Acı işleme" denilen bir yöntemle yeniden sıkılarak elde edilen "Acı zeyt" değerlendirilirdi. Mahserelerin mengenelerinde "Şedde" olarak kullanılan saz örgü, "Zembiller" yalnız körlerin çalıştığı bir yan sanayiyi de geliştirmişti.Bu da ayrı bir özgün kültürümüzdü. Mahserelerin ortadan kalkması ile bunlar da artık yok olmuştur.

       Mahsereler ayrıca, çağımızda adına "Öz Yönetim" denilen bir işletme biçimi geliştirmişti."Mahsere Ağası" sabit sermayeyi , işçi de emeğini koyarak elde edilen geliri paylaşırlardı.

 

TARIM KÜLTÜRÜ

       Tarım alanında da , boş iş gücünü en aza indirgeyen bir yöntem ayarlanmaktadır.Bağ bozumu veya "Sergi vakti"nden başlanarak; sergi toplama, "Güz sürümü" , yeterli yağış olur olmaz tahıl ekimi, zeytin derme , yağışlı günlerde zeytin sıkma, bu biter bitmez "Batallık günlerde" (Kar ve yağmurlu günlerde) pekmezhanelerde pekmez çekme, şubatta kazma işleri, bağ budama , çıbık toplama, "Küfür çalma" (Zararlı böcekler için bağ çubuklarına sürülen macun), tarlada "Felhan çıkarma" (Kavun,karpuz,acir gibi bitkileri hazırlama), çift sürme "Keleb etme", "Baran etme" , "Başını yarma".Zeytin ve bağ belleme...

       Bütün bu işlemler, "Emek yoğun" biçimde, akıl ve mantık çerçevesinde iş günleri değerlendirmesi olarak yapılırdı.

 HAYVANCILIK KÜLTÜRÜ

       Bir zamanlar hayvancılık alanında, "Kilis İneği", "Kilis Keçisi", "Kilis İpeklisi" ve bunun hammaddesini oluşturan ipekböcekçiliği, geliştirilmişti. Son yıllarda bu kültürün ortadan kalktığı gözleniyorsa da bilimsel kitaplarda varlığı sürmekte ve yazılmaktadır.


PEKMEZ KÜLTÜRÜ

Kilis, bağcılıkta, Güneydoğu Anadolu' da yetiştirdiği "Urumu Üzümü" cinsiyle dönüm veya dekar başına en yüksek verim sağlamaktadır. Bu çeşit, taze sofralık olarak tüketilemediğinden, kurutulmakta ve sonradan işlenerek pekmez haline getirilmektedir. Kuru üzümden pekmez imali yalnız Kilis'e özgü bir imalat kültürü oluşturmuştur.


İNANÇ KÜLTÜRÜ

Kentleşmeye başladığı yıllardan beri Kilis'te, cami, kilise ve havra yan yana derin bir hoşgörü ile yaşamıştır. Değişik inançların nasıl bir kardeşlik içinde kaynaşıp bir arada yaşadığı, 16 Haziran 1920 tarihinde Kilis Ermenilerinin T.B.M.M. Başkanı Mustafa Kemal Paşa'ya çektikleri bir telgrafta da görülmektedir. 


EL SANATLARI KÜLTÜRÜ

Her toplumun elleri ile oluşturup geliştirdiği, birlikte olgunlaştırdığı el ürünlerine, ve bu konudaki "Yaşam biçimi" ne "El Sanatları Kültürü" denilmektedir. Kilis'in bu konuda oldukça eski bir geçmişi olduğunu Evliya Çelebi'nin 17. yy.'daki Kilis izlenimlerinden, "Kilis Halkı Ehli Hireftir" sözlerinden anlıyoruz

Şimdilerde Kilis, estetik el sanatları değerlerini şu iki biçimde ortaya koymaktadır. "El işi", "Makine işi", El işleri eskiden "Gergef" veya " Kasnak" denilen, küçük el tezgahlarında yapılırdı. Kasnak, tek kişi; gergef ise birden fazla kişilerce ve birlikte kullanılabilirdi. Bunların çarpıcı örnekleri olarak; "Ciğerdeldi", "Mercimek", "Kartopu", "Filitre", "Cemaliyan", "Örümcek" denilen adlar altında örülmüş ve zaman zaman da sırmalarla zenginleştirilmiştir. Bu işlemelerin "Tel Çekicisi", "Yazıcısı", kenar dikişleri yapan. "Antikacı" lığını uzmanlık haline getirmiş olanlar vardı. Kasnak işlerinde çoğunlukla , bitki motifleri , insan figürleri yer alırdı. Kumaş olarak, adına "Jorjet" denilen krepdemur kullanılıyordu. Bunlara örnek olarak şunlar gösterilebilir: "Karanfilli", "Marullu", "Çengel", "Yıldız", "Bebekli"...

Şimdilerde, el işi, yerini "Makine işi"ne bırakmıştır. Bir zamanlar, Gaziantepli Ermeniler, Kilis'te yaptırdıkları el işlerini, Amerika'ya "Antep İşi" adı altında pazarlamaktaydı. Şimdi Kilisli ev hanımları, boş zamanlarını makine işiyle değerlendirerek; aile bütçesine bir yan gelir sağlamaktadır.

 

HAMAM KÜLTÜRÜ

Hamam kültürümüz, Kilis'i 266 yıl elinde tutan Türk Memlük’ ler zamanından başlar.Kilis'te hamamlar çevre ve insan temizliğini eşdeğer gören bir anlayış ve kavrayışla ele alınmıştır

Eskiden sokaklar ve binalardaki çöp ve benzeri artıklar ikiye ayrılarak toplanırdı. Selülozik artıklar "Külhan Zibili" adı altında hamamlarda yakıt olarak kullanılır, organik maddeler ve artıklar da adına "Kömelik" denilen yerlerde stok yapılarak, kentin atık suları ile özel bir yöntemle için için yanmaya bırakılarak, tarımsal alanda doğal gübre olarak değerlendirilirdi. Böylece, çevre temizliği ile insan temizliği entegre bir biçimde başlı başına bir özgün Kilis kültürü idi. Böylece Kilis Ağzı'na bazı sözcükler de kazandırılmıştı. Örneğin "Külhan Zibili", "Külhan Şilifi" , "Külhancı Eşeği" gibi.

Fotoğraflar

Sizin için seçtiğimiz Kilis iline ait görüntüler

  • Kilis Merkez Resmi

    Kilis

    Kilis Merkez
Harita
pin_drop

Kilis

36.7184 , 37.1212